Tîn Suresi
The Fig (At-Tin)
سُورَةُ التِّينِ
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın ismiyle.
بِّسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ وَٱلتِّينِ وَٱلزَّيْتُونِ
İncire, zeytine,
DİYANET VAKFI MEALİوَطُورِ سِينِينَ
Sina dağına,
DİYANET VAKFI MEALİوَهَٰذَا ٱلْبَلَدِ ٱلْأَمِينِ
Ve şu emin beldeye yemin ederim ki,
DİYANET VAKFI MEALİلَقَدْ خَلَقْنَا ٱلْإِنسَٰنَ فِىٓ أَحْسَنِ تَقْوِيمٍۢ
Biz insanı en güzel biçimde yarattık.
DİYANET VAKFI MEALİثُمَّ رَدَدْنَٰهُ أَسْفَلَ سَٰفِلِينَ
Sonra da çevirdik aşağıların aşağısına attık.
DİYANET VAKFI MEALİإِلَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ فَلَهُمْ أَجْرٌ غَيْرُ مَمْنُونٍۢ
Fakat iman edip salih amel işleyenler için eksilmeyen devamlı bir ecir vardır.
DİYANET VAKFI MEALİفَمَا يُكَذِّبُكَ بَعْدُ بِٱلدِّينِ
Artık bundan sonra, ceza günü konusunda seni kim yalanlayabilir?
DİYANET VAKFI MEALİأَلَيْسَ ٱللَّهُ بِأَحْكَمِ ٱلْحَٰكِمِينَ
Allah, hüküm verenlerin en üstünü değil midir?
DİYANET VAKFI MEALİ